Bir Küçük Datça Serüveni

17 Haziran 2016   |   by   |   in category Düğün Hikayesi   |   with 0 and 0   |  
Home > Blog > Blog > Düğün Hikayesi > Bir Küçük Datça Serüveni

Bu hikaye Türkiye’nin çeşitli yerlerinde  çalışmak zorunda olup sonunda aşkı Datça’da bulmuş Ramazan’ın hikayesi. Nadire ve Ramazan… Dünyanın birbirine en yakışan çiftlerinden birisi daha!

Onların rengi mavi,  Datça’nın rengi, Ege’nin rengi, Akdeniz’in rengi… Mavi kır çiçekleriyle bezenmiş tacı ile Nadire’nin rengi… Aşkın rengi sadece kırmızı değil pembe değil. Bizim rengimiz diyebileceğiniz her renk…

Datça Düğün Hikayesi Perili Köşk

Ramazan aylar öncesinden bize ulaşmış heyecanla fotoğraflarımızı incelediğinden, kendisinin de fotoğrafla ilgilendiğinden ve Datça’ da düğünü olduğundan ama fotoğrafçı bulamadığından, bizim Datça’ ya gelip gelemeyeceğimizden bahsediyor. Datça mı? Nerede orası? Hemen bir Google Maps ile Ankara Datça mesafe hesaplaması yapılır. Araçla gidilirse kaç saat sürer? Uçak var mı? Direk uçuş yok muymuş? Nasıl yapsak? Aslında fırsat bu fırsat Ankara dışında farklı bir doğayı fotoğraflayabiliriz bizde. Derken kapadık gözlerimizi nasıl gideriz sorusunu bir kenara bırakıp tamam geliyoruz dedik 🙂

Düğün tarihi yaklaştıkça bizde planlamamızı yapmayı başardık. Bir gün öncesinden İzmir’ e gidilecek. Ertesi gün düğün günü Gökhan’la birlikte 4-5 saatlik bir araba yolculuğuyla Datça’ ya erişilecek. Böylece daha az yorulup çekim günü daha dinç olunabilecek.

Derken düğün günü geldi çattı. Biz sabah 7 de yollara düştük. Planlamamıza göre 11:30 gibi Datça ‘ da olacağımızı düşündük ancak yolların durumunu pek hesaba katmamıştık. Malum iki denizin birleşim noktasında yer alan bir şehre nasıl dümdüz bir yol hayal edersin ki. Tamamen virajlardan oluşan bir yol. Neyse ki kuaför saati 13:00 olarak ayarlanmıştı.

Çekim gününden önce çiftlerle yüz yüze görüşmeye çalışırız, onları daha yakından tanımak, kendimizi tanıtabilmek, çekim gününde iki yabancı gibi değil arkadaş gibi olabilmek için. Ancak Nadire ve Ramazan ile düğün gününe kadar  yüz yüze görüşme fırsatı bulamadık. Kuaförün önünde buluştuğumuzda sanki ilk defa karşılaşıyoruz gibi değil de daha önce tanışmışız gibi karşıladılar bizi.

Düğün akışı hakkında kısa bir bilgi aldıktan sonra daha fazla gecikmeden hemen hazırlıklara başladık. Arkadaşları ile bir arada hazırlanmanın verdiği avantaj ile bol bol eğlendik ve onları fotoğrafladık. Her zaman ki “sprey fotoğrafı” nı çektik Nadire ile. Her defasında farklı bir şeyler ortaya çıkabilir mi aynı pozdan 🙂

Hazırlıkların ardından gelin alma merasimi ve ardından da düğüne az bir zaman kaldığından dolayı koştur koştur dış çekime geçtik. Öncelikle göl kenarında arkadaşları ile birlikte kısa bir çekimin ardından Eski Datça ‘ ya doğru rotamızı çevirdik. Eski Datça saatlerce çekim yapabileceğiniz, begonvillerle bezenmiş, minik hediyelik eşya dükkanlarının olduğu, her köşesinde ayrı bir poz yakalayabileceğiniz bir yer. Kısa bir zaman ayırmamıza rağmen oldukça renkli ve farklı pozlar yakalayabildik. Sanırım onların en eğlendiği, en sıcak fotoğrafları yakaladığımız yer de burası oldu.

Yine hızlıca hareket ederek Vineyard‘ a doğru yola çıktık. Özellikle Ramazan’ ın tercih ettiği, içerisinde loş ışıklar ve enteresan objelerle çok romantik bir ortamın olduğunu hayal ederek gittik ancak saati hesaba katmadığımızdan maalesef kapanmıştı. Buraya kadar gelmişken değerlendirmemek olmazdı. Hemen değirmen önünde enteresan bir poz yakalamaya çalışırken bir anda Nadire ve Ramazan’ ın dans etmeye başlamasıyla muhteşem kareler yakaladık. Meğer çiftimiz dans kursunda tanışmışlar 🙂

Ve son durak, Perili Köşk… Deniz kıyısında, muhteşem ve hiç biri birbirine benzemeyen yapıların olduğu bir tatil köyü. İçerisinde saatlerce fotoğraflasanız bitiremeyeceğiniz bir manzaraya sahip. Eski taş duvarları, yüksek kapıları, tahta iskelesi, çeşmesi ile bir tarihe yolculuk gibi.

Günü Perili Köşk ‘de batırdığımızda çiftimizin düğüne kadar dinlenebilmesi için onları yalnız bırakıp düğün mekanına doğru yola çıktık.

Düğün başladığında ilk dans olmazsa olmaz fotoğrafımızı çekip onları eğlenceleriyle baş başa bırakıp İzmir’e doğru yola çıktık. Çok eğlendik, çok şey öğrendik, çok güzel fotoğraflar yakaladık. Ama en önemlisi birbirine aşkla bakan iki güzel insanı tanıdık.

Ömür boyu hep böyle aşkla bakmanız dileğiyle… Mutluluklar!

a
Datça çiçekler arasında Gelin ve damat el ele
Datça düğün Hikayesi Naza Boncuğu
Datça Düğün Hikayesi Gelin Damat
Eski Datça Gelinlik içinde Erguvan çiçeği
Datça Düğün Hikayesi Erguvan
Datça Düğün Fotoğrafı Gölmar

Add comment

Düğün Fotoğrafçısı Ankara | GUJJAR PHOTO ® 2013 - 2018 | Site Haritası | Facebook | Twitter | Instagram

Önceki yazıyı okuyun:
nikon d500
Nikon D500 | Profesyonel Özelliklere Sahip DX DSLR

Artık 2016 yılındayız ve Nikonseverlerin uzun zamandır beklediği, hem D300s'in devamı hem de DX formatın amiral gemisi olacak fotoğraf makinesi...

Kapat