Tanrı Vergisi?

30 Kasım 2014   |   by   |   in category Görü-Yorum   |   with 0 and 0   |  
Home > Blog > Blog > Görü-Yorum > Tanrı Vergisi?
Kanyonga-Nkongolo | Fotoğraf: Stephan Vanfleteren

Kanyonga-Nkongolo | Fotoğraf: Stephan Vanfleteren

“Dört erkek kardeşimin de gözleri açık renk. Gri yeşil. Neden böyle olmuş bilmiyorum. Olmuş işte. Anamın gözleri kahverengi ama babamınkiler böyle yeşil. Atalarım da öyleymiş. Tanrı vergisi.” diyor altı yaşında olan bir öğrenci.

”Ya kalbin ne renk senin? Annenin kalbi? Babanın kalbi? Kardeşlerinin kalbi? O da mı tanrı vergisi?” soruyorum ben.

“Kalbim ne renk bilmiyorum. Kimsenin kalbinin ne renk olduğunu bilmiyorum. Gri siyah belki. Kalbim çok acıyor onu biliyorum.” cevap veriyor Kanyonga isimli o aynı çocuk.

“Neden böyle peki?” diye soruyorum ben. Cevabı bilsem de tutamıyorum kendimi; onun cevabını duymak istiyorum. Ne de olsa o daha iyi biliyor atalarını, renk tonlarını, ağrı seviyelerini; söz konusu onun kalbi, onun hayatı.

“Olmuş işte. Tanrı Vergisi.”The Author

Tanrı vergisi mi gerçekten bu sadece altı yaşında olan çocuğun gri yeşil gözlerinde okunan. Ya çocuğun tabiri ile “gri siyah” olan kalbindeki üzüntü de mi atalarından kalma? Stephan Vanfleteren fotoğrafladığı siyah beyaz bu potrtrede renkli gözleri mi odak altına alıyor yoksa bu renkli gözlerin ardındakini mi? Belçikalı fotoğrafçı objektifini kaybolan küçük, anarşik dünyalara yöneltiyor. Biz, izleyenlere bu küçük dünyalarda yaşayan insanların iç dünyalarındaki anarşilererini gösteriyor. Bu eserde çocuğun çocukluğunun ardına geçme fırsatı sunuyor bize sanatçı.

Ben baktım biraz. Gördüklerim: Şeffaf olan gözler iki dil konuşuyor. Ona zarar verenlere buzdan duvar olmuş. Okuyamıyorlar hikayesini. Bu siperi onun küçük dünyasını daha da küçültüp yok edenlere, bu anarşi içinde en saf olan çocukluğu da darmadağan edenlere. Bana, sana, çocuğa bakanlara, çocuğu görenlere onun itirafı. “Olmuş işte. Tanrı vergisi.” diye kabullenişi, çaresizce yardım isteyişi. Hikayesini dinleyenlere onun seslenişi. Başbaşa kaldığı herkesi davet ediyor hüznünün sergisine.

Bu fotoğrafta bir başkası yok yanımızda, yanınızda. Filmin çerçeveleri sınır olmuş yabancılara, yabancılığa; samimiyeti de bırakmıyor, belki de ısıtsın çocuğun çıplak vücudunu diye.

O kadar yakın ve yalnız olunca insan kendi hikayesini okumadan, kendi hayallerini kuramadan, kendi kalbine dokunmadan geçemiyor. Anlatmak istiyor insan. “Neden böyle bilmiyorum?” demek istiyor; cevabını bilse de. “Tanrı vergisi” demek istiyor insan; öyle olmadığını bilse de. Bu altı yaşındaki çocuğun da, senin de, benim de dünyalarımızı değiştiren insan eli, insan kalpsizliği. Karşısındakinin insan olması hatta bir çocuk olması bile insansızlığın önüne geçemiyor. Gördüklerimden sonra görmek istediklerimi düşünüyorum. Çocuğun saflığının, naifliğinin kötülükle başa çıkabilecek güçte olmasını diliyorum. Umarım bu şeffaf gözler zalimlere ayna olup onlara ”Duralım artık.” dedirtir; bu gözlere bakma zahmetinde bulunurlarsa!

Senin kalbin ne renk peki? Tüm renk tonlarını iyi biliyor musun? Söz konusu kalpken renk cahili olmak en iyisi. Gözünün önü de ardı da hep açık olsun. Stephan’ın gözünde de, senin gözünde de.

Add comment

Düğün Fotoğrafçısı Ankara | GUJJAR PHOTO ® 2013 - 2018 | Site Haritası | Facebook | Twitter | Instagram

Önceki yazıyı okuyun:
Nikon 24mm f/1.8
Nikon 24mm F/1.8 Geliyor | Duyum

Nikon, 2014 yılında çıkardığı FX gövdelerle elde ettiği başarının ardından şimdi de bu gövdelere uygun lensler çıkarmayı planlıyor.

Kapat